Bilgi merkezi
Hacamat neden ve ne zaman yapılır?
Hacamatın geleneksel tıptaki yerini, uygulama zamanının nasıl değerlendirildiğini ve kişiye özel planlamada dikkate alınan noktaları ele alıyoruz.
Hacamat, binlerce yıldır farklı tıp geleneklerinde kullanılan kadim bir tedavi yöntemidir. Eski Çin, Mısır ve Mezopotamya kaynaklarında benzer uygulamalardan söz edilmekte, Hipokrat döneminden itibaren kan alma ve kupa uygulamalarına ilişkin bilgiler bulunmaktadır. İslam tıp geleneğinde ise hacamat ayrı bir öneme sahiptir. Hz. Muhammed’in (SAV) hacamat yaptırdığı ve hacamatı tavsiye ettiği rivayet edilmektedir.
Geleneksel tıp anlayışında sağlık; yalnızca hastalığın bulunmaması değil, kişinin mizacı, beslenmesi, hareketi, uykusu, boşaltım sistemleri ve yaşadığı çevre ile birlikte bedenin bir denge içinde bulunmasıdır.
Hacamat da bu dengeyi korumak veya yeniden kurulmasına yardımcı olmak amacıyla kullanılan yöntemlerden biridir.
Hacamat sadece kan almak değildir
Hacamat, damardan kan alınmasından farklı bir uygulamadır.
Öncelikle belirlenen bölgelere kupalar yerleştirilerek vakum oluşturulur. Ardından kupalar kaldırılır ve cilt üzerinde yüzeysel çizikler oluşturulur. Aynı bölge yeniden vakumlanarak bir miktar kan ve doku sıvısının dışarı çıkması sağlanır.
Geleneksel tıpta bu işlem istifrâğ, yani bedende fazlalık oluşturan veya bedene yük olduğu düşünülen maddelerin dışarı atılmasına yardımcı olan uygulamalar içerisinde değerlendirilir.
Buradaki amaç mümkün olduğu kadar fazla kan çıkarmak değildir. Doğru kişide, doğru zamanda, doğru bölgeden ve kişinin bünyesine uygun miktarda boşaltım sağlamaktır.
Geleneksel tıpta hacamat neden yapılır?
Geleneksel tıp anlayışında hastalıkların bir kısmının; bedenin doğal dengesinin bozulması, bazı maddelerin gereğinden fazla birikmesi, dolaşımın belirli bölgelerde yavaşlaması veya bedenin bunları yeterince uzaklaştıramamasıyla ilişkili olabileceği kabul edilir.
Bu durum klasik kaynaklarda imtela, yani dolgunluk veya fazlalık kavramıyla açıklanmıştır.
Hacamat;
- bedendeki veya belirli bir bölgedeki fazlalığın azaltılması,
- durgunluk ve dolgunluğun giderilmesi,
- bedenin doğal boşaltım yollarının desteklenmesi,
- kişinin kendisini ağır ve yorgun hissettiği durumlarda rahatlatılması,
- bedenin kendi düzenleyici ve iyileştirici gücünün desteklenmesi
amacıyla uygulanabilir.
Geleneksel anlayışta önemli olan yalnızca hastalığın adı değildir. Kişinin mizacı ve o andaki beden hâli de değerlendirilmelidir.
Bu nedenle hacamat herkese aynı bölgeden, aynı miktarda ve aynı sıklıkta uygulanmaz.
Hacamat hangi durumlarda tercih edilir?
Geleneksel uygulamada hacamat özellikle;
baş, boyun, sırt, bel, kas ve eklemlerde ağırlık ve ağrı hissi,
baş ağrısı,
bedensel yorgunluk ve ağırlık,
uyku düzensizliği,
hareketsizlik ve aşırı beslenmeye bağlı dolgunluk hissi,
bedenin belirli bölgelerinde gerginlik ve rahatsızlık
gibi durumlarda kişinin genel değerlendirmesinin bir parçası olarak kullanılmaktadır.
Ancak geleneksel tıp açısından bile “şu hastalık varsa mutlaka hacamat yapılır” şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.
Öncelikle kişinin bünyesi, mizacı, yaşı, kuvveti, beslenmesi, mevsim ve mevcut rahatsızlıkları değerlendirilmelidir.
Mizaç neden önemlidir?
Geleneksel tıpta aynı hastalığa sahip iki kişinin tedavisinin aynı olması gerekmez.
Çünkü kişinin sıcaklık-soğukluk ve kuruluk-nemlilik özellikleri, bedensel yapısı, yaşı, beslenmesi, hareket düzeyi ve yaşadığı çevre farklı olabilir.
Örneğin güçlü, iyi beslenen, hareketi az ve bedeninde dolgunluk-ağırlık hisseden bir kişi ile; zayıf, ileri yaşta, kuvveti düşük ve kansızlık eğilimi bulunan bir kişiye aynı hacamat programının uygulanması uygun değildir.
Bu nedenle geleneksel tıpta temel yaklaşım:
Hastalığı değil, hastayla birlikte hastalığı değerlendirmektir.
Hacamat nerelere yapılır?
Hacamat yapılacak bölgenin seçimi kişinin şikâyetine ve değerlendirmesine göre değişir.
Geleneksel uygulamada sırt bölgesi, özellikle iki kürek kemiği arasındaki ve üzerindeki bölgeler en sık kullanılan alanlardandır. Baş ve boyunla ilişkili bazı yakınmalarda kulak arkası gibi farklı bölgeler de tercih edilebilir.
Ancak uygulama noktası standart değildir.
Hacamat noktası, kişinin şikâyeti ve genel değerlendirmesi doğrultusunda belirlenmelidir.
Aktif deri hastalığı, yara veya yanık bulunan alanlara; belirgin varislerin ve damar genişlemelerinin üzerine uygulama yapılmamalıdır.
Hacamat ne zaman yapılmalıdır?
Burada tedavi amacıyla yapılan hacamat ile koruyucu amaçla yapılan hacamatı birbirinden ayırmak gerekir.
Bir rahatsızlığın giderilmesi amacıyla hacamat yapılması gerekiyorsa esas olan ihtiyaçtır. Böyle bir durumda belirli bir günü beklemek zorunlu değildir.
Sağlıklı kişilerde koruyucu ve dengeleyici amaçla yapılan hacamatta ise kişinin mizacı, yaşı, mevsim ve geleneksel olarak tavsiye edilen zamanlar dikkate alınabilir.
İslam tıp geleneğinde hicrî ayın 17, 19 ve 21. günleri hacamat için özellikle zikredilen günler arasındadır.
Bununla birlikte gün seçiminden daha önemli olan, kişinin hacamata ihtiyacının bulunması ve uygulamanın doğru şekilde yapılmasıdır.
Hacamat öncesinde neden beslenmeye dikkat edilir?
Geleneksel tıpta tedavinin önemli unsurlarından biri tedbir, yani kişinin beslenmesini ve yaşam biçimini uygulanacak tedaviye uygun hâle getirmektir.
Bu nedenle hacamat öncesinde bedeni ağırlaştıracak aşırı ve zor sindirilen öğünlerden kaçınılması tavsiye edilir.
İşlemden önceki gün ve hacamat günü;
- aşırı yemekten kaçınılması,
- ağır ve yağlı yemeklerin azaltılması,
- et ve diğer yoğun hayvansal gıdaların sınırlandırılması,
- mevsimine uygun sebze ve yeşilliklerin tercih edilmesi,
- yeterli su tüketilmesi
uygun olabilir.
Hacamatın tamamen tok karnına yapılması yerine yaklaşık 3–4 saatlik açlık sonrasında, geleneksel ifadeyle “yarı aç” durumda yapılması tercih edilir.
Buradaki amaç bedeni aç bırakmak değildir.
Amaç, bedenin kuvvetinin yoğun bir sindirim faaliyetiyle meşgul olmadığı daha uygun bir zamanda uygulama yapmaktır.
Hacamat öncesinde başka nelere dikkat edilmelidir?
Geleneksel uygulamada hacamattan önce bedenin mümkün olduğunca sakin ve dengeli olması tercih edilir.
Bu nedenle uygulamadan önce ağır fiziksel aktiviteden, aşırı yemekten ve bedeni aşırı yoran faaliyetlerden kaçınılması önerilir.
Geleneksel kaynak ve uygulamalarda hacamat öncesinde ve uygulama günü cinsel perhiz de tavsiye edilmektedir.
Sigara kullananların uygulamanın en az iki saat öncesinde ve sonrasında sigara içmemeleri uygundur.
Hacamat sonrasında ne yapılmalıdır?
Hacamat sonrasında bedenin dinlenmesine ve yeniden dengelenmesine imkân verilmelidir.
İşlemden sonra yaklaşık 20 dakika dinlenmek, ardından kişinin durumu uygunsa hafif bir yürüyüş yapmak tercih edilebilir.
Aynı gün;
- ağır fiziksel aktiviteden,
- aşırı yorucu işlerden,
- yoğun stresten,
- aşırı ve ağır yemeklerden
kaçınılması uygundur.
Geleneksel yaklaşımda hacamat sonrasında da bir süre hafif beslenmeye devam edilmesi tavsiye edilir.
Uygulama alanları temiz tutulmalı ve iyileşme sürecinde tahriş edilmemelidir. İlk saatlerde kesi bölgelerine dokunulmaması ve hijyene özellikle dikkat edilmesi gerekir.
Hacamat herkese yapılır mı?
Hayır.
Geleneksel tıbbın kendisinde de kan alma ve boşaltıcı tedaviler kişinin kuvvetine, yaşına ve beden yapısına göre değerlendirilmiştir.
Ciddi kansızlığı bulunanlarda, kanama-pıhtılaşma bozukluğu olanlarda, bağışıklık sistemi ciddi şekilde baskılanmış kişilerde ve genel durumu hacamata uygun olmayanlarda uygulama yapılmamalıdır.
İleri yaştaki, bedensel kuvveti düşük veya önemli kronik hastalığı bulunan kişiler ayrıca değerlendirilmelidir.
Kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde ise kişinin kullandığı ilaç hekim tarafından değerlendirilmeden hacamat planlanmamalıdır. Kan sulandırıcı ilaçlar hacamat amacıyla kişinin kendi kararıyla kesilmemelidir.
Koruyucu amaçla hacamat yapılabilir mi?
Geleneksel tıp yalnızca hastalık ortaya çıktıktan sonra yapılan tedavilerden oluşmaz.
Esas amaçlardan biri hıfzıssıhha, yani sağlığın korunmasıdır.
Bu nedenle uygun kişilere, kişinin mizacı, yaşı, mevsim ve genel sağlık durumu dikkate alınarak koruyucu amaçla da hacamat uygulanabilir.
Ancak koruyucu hacamatın herkese belirli aralıklarla zorunlu olarak uygulanması gerektiği düşünülmemelidir.
İhtiyaç ve uygulama sıklığı kişiye göre belirlenmelidir.
Hacamatta temel prensip
Geleneksel tıp açısından hacamatı yalnızca belirli hastalıklara uygulanan mekanik bir kan çıkarma işlemi olarak görmek doğru değildir.
Hacamat;
mizaç + kişinin mevcut hâli + imtela belirtileri + kuvvet + yaş + mevsim + beslenme + şikâyetin bulunduğu bölge
birlikte değerlendirilerek planlanan bir uygulamadır.
Amaç mümkün olduğu kadar çok kan çıkarmak değil; bedenin ihtiyacına uygun bir boşaltım yaparak tabiatın yeniden denge kurmasına yardımcı olmaktır.
Bu nedenle hacamatın temel sorusu:
“Hangi hastalığa hacamat yapılır?” değil,
“Bu kişinin mevcut hâlinde hacamata ihtiyaç var mı; varsa ne zaman, nereye ve ne ölçüde yapılmalı?” olmalıdır.
Kaynaklar ve ek okuma
Uygulamanın bilimsel kanıtları ve güvenliği hakkında ek bilgi:
NCCIH — Cupping (Kupa uygulamaları)
Bu bağlantı, metindeki geleneksel zamanlama ve mizaç açıklamalarının bilimsel olarak doğrulandığı anlamına gelmez.